
Hemoroid tedavisinde ilaç ve cerrahi kadar önemli bir diğer unsur, doğru beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleridir. Doğru beslenme hem şikâyetleri hafifletebilir hem de tekrarlamayı önlemede önemli rol oynar. Bu yazıda hemoroidi olan kişiler için pratik beslenme önerilerini ele alıyoruz.
Beslenme, dışkının kıvamını ve dışkılama sıklığını belirleyerek makat bölgesindeki damarlara binen basıncı doğrudan etkiler. Yetersiz lif ve su alımı kabızlığa, kabızlık da hemoroid şikâyetlerinin artmasına yol açabilir.
Yumuşak ve düzenli dışkılama, tuvalette ıkınma ihtiyacını azaltır; bu da hemoroid üzerindeki baskıyı hafifletir. Bu nedenle beslenme düzenlemesi, hemoroid tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Hemoroid şikâyeti olan kişilerde lifli gıdalar ve yeterli sıvı tüketimi, yumuşak dışkı kıvamı sağlamak için temel öneridir.
Lif miktarını aniden ve aşırı artırmak yerine kademeli olarak artırmak, şişkinlik gibi rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olur.
Hemoroid şikâyeti olanların; işlenmiş gıdalar, düşük lifli beyaz undan yapılan ürünler ve aşırı baharatlı yiyecekler gibi kabızlığı veya tahrişi artırabilecek besinlerden mümkün olduğunca uzak durması önerilir.
Bu önerilerin etkisi kişiden kişiye değişebilir; kendi vücudunuzun tepkisini gözlemlemek de faydalıdır. Şikâyetleriniz beslenme değişikliğine rağmen sürüyorsa mutlaka bir hekime başvurmalısınız.
Yeterli su tüketimi, lifli beslenmenin etkili olabilmesi için şarttır; lif yeterli suyla birlikte alındığında dışkıyı yumuşatıp hacimlendirir.
Yetersiz su tüketimiyle birlikte artırılan lif miktarı, kabızlığı hafifletmek yerine şişkinlik ve rahatsızlığa yol açabilir. Bu nedenle lif alımını artırırken su tüketimine de aynı ölçüde dikkat etmek gerekir.
Beslenmenin yanı sıra düzenli hareket, tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi ve uzun süre oturmaktan kaçınmak, hemoroid şikâyetlerini azaltmaya yardımcı olabilir.
Bu önlemler, kronik kabızlığı önlemede de etkilidir; kabızlık ile hemoroid arasındaki ilişki hakkında ayrıntılı bilgiyi kronik kabızlık yazımızda bulabilirsiniz.
Beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri birçok hafif hemoroid şikâyetini hafifletebilir; ancak ileri dereceli hemoroidlerde tek başına yeterli olmayabilir.
Kanama, ele gelen şişlik veya ağrı gibi şikâyetler beslenme değişikliğine rağmen devam ediyorsa, altta yatan hemoroidin derecesinin ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için bir uzmana başvurmanız gerekir.
Doç. Dr. Timuçin Erol, 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş; aynı üniversitenin Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlayarak 2009’da genel cerrahi uzmanı olmuştur. 2017–2024 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2019’da Doktor Öğretim Üyesi, 2022’de Doçent unvanını almıştır. 2021 yılında Intuitive Surgical tarafından verilen da Vinci Cerrahi Sistemi Konsol Cerrahı (Console Surgeon) eğitimini tamamlamış; 2023 yılında Avrupa Koloproktoloji Yeterlilik Belgesi’ni (FEBS – EBSQ) almıştır. Başlıca ilgi alanları robotik ve ileri laparoskopik cerrahi, kolorektal kanserler, proktolojik hastalıklar ve pelvik taban hastalıklarıdır. Klinik yaklaşımında doğru tanı, uygun tedavi planı ve güvenli takip sürecini önceler.
Beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen hemoroid şikâyetleriniz sürüyorsa, hemoroidin derecesini ve size uygun tedaviyi belirlemek için bir uzman değerlendirmesi almanız önerilir. Ankara’da randevu alarak muayene sürecini başlatabilirsiniz.