
Robotik cerrahi, son yıllarda kolon ve rektum kanseri başta olmak üzere birçok kolorektal hastalığın cerrahi tedavisinde öne çıkan minimal invazif (kapalı) bir yöntemdir. En yaygın kullanılan sistem olan da Vinci, cerrahın hareketlerini robotik kollara aktararak çok küçük kesilerle, yüksek hassasiyette ameliyat yapılmasına olanak tanır.
Da Vinci robotik cerrahi, cerrahın bir konsol başında oturarak yönlendirdiği robotik kollar aracılığıyla yapılan kapalı bir ameliyat yöntemidir. Robot kendi başına karar vermez; tüm hareketleri baştan sona cerrah kontrol eder.
Sistem üç ana bölümden oluşur: cerrahın görüntüyü 3 boyutlu ve büyütülmüş şekilde izleyip enstrümanları yönettiği konsol, hastanın yanında konumlanan robotik kollar ve görüntüleme ünitesi. EndoWrist adı verilen uç eklemler, insan bileğinden daha geniş bir hareket açıklığıyla dar alanlarda dönerek dikiş atma ve diseksiyon gibi işlemleri kolaylaştırır.
Robotik cerrahide karın bölgesine açılan birkaç küçük kesiden (genellikle 0,5–1 cm) kamera ve robotik enstrümanlar yerleştirilir; cerrah konsoldan bu enstrümanları yönlendirerek ameliyatı tamamlar.
İşlem genel anestezi altında yapılır. Karın, görüş alanı oluşturmak için karbondioksit gazıyla şişirilir. Yüksek çözünürlüklü kamera, ameliyat alanını ekrana 3 boyutlu olarak yansıtır. Cerrah, el ve parmak hareketlerini konsol üzerinden robotik kollara aktarır; sistem el titremesini filtreler ve hareketleri ölçekleyerek daha hassas hale getirir.
Robotik cerrahi, özellikle dar ve derin alanlarda çalışmayı gerektiren kolorektal ameliyatlarda tercih edilir.
Doç. Dr. Timuçin Erol’un ilgi alanında robotik cerrahinin başlıca kullanıldığı durumlar şunlardır:
Robotik cerrahinin temel avantajı, küçük kesiler ve yüksek görüş netliği sayesinde dokulara daha az zarar vererek hassas bir cerrahi sağlamasıdır.
Hangi yöntemin uygun olduğu; hastalığın türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre değişir. Robotik cerrahinin uygunluğu her hasta için ayrı değerlendirilmelidir.
Her iki yöntem de kapalı (minimal invazif) cerrahidir; temel fark, robotik sistemde cerrahın enstrümanları bir konsol üzerinden robotik kollarla yönlendirmesi ve 3 boyutlu görüntü ile daha geniş hareket açıklığına sahip olmasıdır.
Laparoskopik cerrahide cerrah, enstrümanları doğrudan elleriyle ve genellikle 2 boyutlu görüntü üzerinden kullanır. Robotik sistemde ise eklemli uçlar ve 3 boyutlu görüntü, dar alanlarda manevra kabiliyetini artırır. İki yöntemin de avantajları vardır ve seçim, ameliyatın türüne ve cerrahın değerlendirmesine bağlıdır.
Doç. Dr. Timuçin Erol, 2021 yılında Intuitive Surgical tarafından verilen da Vinci Cerrahi Sistemi Konsol Cerrahı (Console Surgeon) eğitimini tamamlamış ve 2023 yılında Avrupa Koloproktoloji Yeterlilik Belgesi’ni (FEBS – EBSQ) almış bir genel cerrahi uzmanıdır. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, aynı üniversitenin Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2019’da Doktor Öğretim Üyesi, 2022’de Doçent unvanını almıştır. Başlıca ilgi alanları robotik ve ileri laparoskopik cerrahi, kolorektal kanserler, proktolojik hastalıklar ve pelvik taban hastalıklarıdır. Klinik yaklaşımında doğru tanı, uygun tedavi planı ve güvenli takip sürecini önceler.
Rektal kanama, kabızlık, dışkılama düzeninde değişiklik gibi şikâyetleriniz varsa ya da kolon/rektum kanseri veya rektal prolapsus tanısı aldıysanız, kendi kendinize karar vermek yerine bir uzman değerlendirmesi almak en sağlıklı seçimdir. Şikâyetinizin robotik cerrahi ile tedavi edilip edilemeyeceğini netleştirmek ve size uygun tedavi planını oluşturmak için Ankara’da randevu alarak muayene sürecini başlatabilirsiniz.